ÇALIŞMA ALANLARIMIZ

Nevruz: Canlanma ve Sevgi Bayramı

Nevruz'un Tarihi

Yüzyılların denemesinden çıkmış manevi değerlerimizi, örf adetlerimizi özünde yaşatan Nevruz doğanın canlanması, toprağın uyanması bayramıdır. "Nevruz" kelimesinin anlamı yeni gün, yeni yıl demektir. Bu bayram sağlığın, huzurun başlangıcıdır. Nevruz Bayramı bizim kültürümüzün temel unsurlarından biridir, bizi bir millet olarak ayıran milli kimliğimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Nevruz bayramının kökeni, onunla ilgili esatirlerin, mitlerin kökü çok eskilere dayanıyor. Araştırmacılar Nevruz bayramının sadece Ortadoğu'nun eski tarımla uğraşan halkları arasında meydana geldiğini söylüyorlar. Son zamanlarda Nevruz bayramını Türklerin "Ergenekon" destanı ile de ilişkilendiriyorlar. F.Reşiteddin "Came et-tavarix" eserinde belirtiyor ki, gök türkler dar geçidin demirini eritmekle sığındıkları mekan dan çıktıkları günü "Kurtuluş günü" adı ile bayram etmişlerdir. Sümerlerde Nevruz bayramını "Yeni gün", "Yazın ilk günü" adları ile ifade etmişlerdir. Hatta unutulmasın diye bunu kendilerinin "Bilkamıs" destanında hatırlatmışlardır. Doğunun büyük alimlerinden olan Nizamülmülk "Siyasetname" eserinde Nevruz bayramından yazın gelişi ile ilgili yapılan kitlesel halk bayramı olarak bahsetmiştir. Nevruz'un gelişi klasik Doğu dahil Azerbaycan şiirinde yaygın "bahariyye" adlı lirik şiirlerde de tarif ve övgüler edilir. Hiç de tesadüf değildir, Azerbaycan halkının yarattığı "Nevruz'u", "Kardelen" gibi halk dansları bu bayrama olan sevgiden kaynaklanmıştır.


Nevruzdan önce baharın habercileri olan 4: ateş, su, rüzgar ve toprak çarşambaları kutlanır. Bu çarşambaların her biri bizi Nevruza daha da yaklaştırır. Dört çarşamba insanın dört unsurdan oluşturulması hakkında dini-mitolojik görüşleri sembolize eder.
Milli birliğimizin göstergesi. Tarihi zorluklara rağmen Nevruz'u yaşatmakla milletimiz kendi kimliğini koruyup, milli birliğini sağlamıştır. Bağımsızlığımızın sağlanması ile Nevruz bayramı devlet düzeyinde kutlanmaya başlamıştır. Milli lider Haydar Aliyev Nevruz bayramını halkımızı tarihsel bütünleştiren, onun varlığını birlik, büyüklük ve yaşam gücü ile besleyen fenomen olarak değerlendirmiştir. O, Nevruz'u milli ideolojimizin temel sütunlarından biri olarak ebedileştirmiştir. Henüz SSCB döneminde Milli lider çok sayıda yasak ve baskılara rağmen Nevruz bayramını yaşatmış, unutturmamıştır. Bu adım milli lider Haydar Aliyev'in kendi halkına, onun eski, zengin tarihine, evrensel kültürüne, milli geleneklerine tükenmez sevgisinin görsel göstergesi idi. Bu milli tarihi başarı bugün de Cumhuriyetimizde açık ve kesin şekilde teyit edilmiştir. Milli lider Haydar Aliyev Nevruz bayramını halkımızı tarihsel olarak bütünleştiren, onun varlığını birlik, büyüklük ve yaşam gücü ile besleyen fenomen olarak değerlendirmiştir: "Büyük manevi güce sahip olan Nevruz Bayramı ulu atalarımızın bize verdiği en güzel hatıra olup, Azerbaycan halkının milli ruhunu ve hafızasını, onun iç alemini tüm zenginliği ile yaşatıyor. Doğanın uyanışının, varlığın yeniden canlanmasının müjdesini veren Nevruz bayramı en eski zamanlardan beri yaşam ve hayatımıza ekleme, insanlara açık ve aydınlık sabaha, mutlu geleceğe güven duygusu vermiştir ".


Nevruz'un dünyevi değerlendirilmesi. Haydar Aliyev Vakfı Başkanı, UNESCO ve İSESCO-nun iyi niyet elçisi, Milli Meclisin Milletvekili Mihriban Aliyeva'nın yorulmaz faaliyeti sonucunda UNESCO Gayri maddi kültürel mirasın korunması Komitesinin 2009 yılı Eylül 30-da Birleşik Arap Emirlikleri'nin Abu Dabi şehrinde gerçekleştirilen 4'üncü toplantısında Nevruz Bayramı UNESCO'nun maddi olmayan kültürel mirası listesine dahil edilmiştir. Azerbaycan'ın girişimi ile 2010 yılı Şubat 23-de ise BM Genel Kurulu'nun 64. oturumu toplantısında 21 Mart Uluslararası Nevruz Günü ilan edilmiştir. Öyle ki, o tarihte BM Genel Kurulu'nun 64. oturumunda günlüğünün "Barış kültürü" adlı 49. paragrafı uyarınca Azerbaycan'ın girişimi ile ileri sürülmüş ve Afganistan, İran, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan, Türkiye, Arnavutluk, Hindistan ve Makedonya'nın hemfikir olduğu "Uluslararası Nevruz Günü" adlı karar projesinin tanıtımı yapıldı. Programda Nevruz bayramının yapılma tarihi, onun sadece Azerbaycan'da dahil Balkanlar'da, Karadeniz havzası ülkelerinde, Kafkaslarda, Orta Asya'da ve Ortadoğu'da, genelde üç yüz milyon insan tarafından tören şekilde üç bin yılı aşkın bir süre içinde kutlandığı konusunda bilgi verilmiştir. Oturumun sonunda oybirliğiyle kabul edilen kararla, BM Genel Meclisi Nevruz bayramının Doğu ve Batı kültürlerinin özelliklerini, işbirliği ve dayanışma ideallerini kendisinde içerdiğini dikkate alarak, devletler arasın`da bundan sonra da geniş dayanışma, yüksek hürmet ve saygıyı teşvik etmek amacıyla 21 Martı Uluslararası Nevruz Günü gibi tanıyor, BM üyesi devletleri Nevruzla bağlı bilincini artırmak için çaba göstermeye davet ediyor. Aynı zamanda, BM üyesi devletleri ve ihtisas organlarını, fonlarını, programlarını, ayrıca konu ile ilgilenen diğer uluslararası ve bölgesel kuruluşlar, hem de sivil toplum kuruluşlarını Nevruz bayramını kutlayan devletlerin düzenledikleri tören törenlerde katılmalarının davet ediyor. Bu da işte bu bayramın beşeri ölçekte rolüne yüksek önem verildiğine delalet eder. Bu yıl 24 Mart UNESCO konutunda Nevruz Bayramı kutlanacaktır. TÜRKSOY organizasyonu, Türkçe konuşan halkların, aynı zamanda Azerbaycan'ın UNESCO yanındaki daimi temsilciliğinin desteği ile düzenlenecek bayram şenliği kapsamında "Nevruz renkleri" adlı sergi de düzenlenecek. Bu bir daha Nevruz'un Azerbaycan için ne derecede manevi bir değer göstergesi olduğunu kanıtlıyor. Nevruz Bayramı her bir Azerbaycanlı için değerli bayramdır. Bu, her bir vatandaşımızın, ülke sınırları dışında yaşayan Azerbaycanlı kimliğinin taşıyan her bir kişinin bayramıdır. Nevruz yüzyılların sınavından geçmiş atalarımızdan bize miras kalmış değerli bayramdır. Bu bayram hem insanların bayramı, hem de doğanın bayramıdır. Nevruz'u diğer bayramlardan farklı kılan nokta işte bundan ibarettir. Bu bayram geleneksel değerlere bağlılığımızın sembolüne dönüşmüştür. Aynı nedenledir ki, Nevruz şenlikleri sadece Azerbaycan'da değil, soydaşlarımızın yaşadıkları çeşitli yabancı ülkelerde de geniş kutlanmaktadır.


Nevruz Adetleri 

Nevruz bayramı kendine özgü özellikleri ile farklıdır. Öyle ki, bu bayram halkımızın tarihi kökleri ile bağlı olduğundan örf ve geleneklerle zengindir. Nevruz'un sofrası da farklıdır. Yani, ister sofrada, çarşambalarda, gerekse Nevruz akşamında milli yemeklerimiz, en önemlisi ise pilav olmalıdır. Pasta, baklava, şeker ekmeği ve diğer tatlılar, kuru üzüm, fıstık, badem, boyanmış yumurtalar sofralarımızı süslüyor. Adete göre sofraya "s" harfi ile başlayan 7 çeşit yiyecek konur. Çarşambalarda olduğu gibi, Nevruz akşamında da ateş yakılır, evlerde aile üyelerinin her birinin adına mum yakılır. Bu bayramda kimsesizlere, ihtiyacı olanlara, ihtiyar insanları ziyaret etmek onlara bayram hediyeleri vermek sevap olarak kabul edilir. Nevruz'da işlem gören her bir ritüel özünde felsefi, derin anlam gizler. Örneğin, yumurta dövüştürülmesi iki dünyanın - kışla yazın, soğukla sıcağın mücadelesini göstermektedir. "Tohum filiz" veya "Semeni koymak" da bir şekilde tabiatı canlandırmak, ona tesir etmek aracı olarak anlaşılır. "Kulak falı" veya "kapı dinlemek" güncelleştirme bilgi düzeyini temsil eder. Nevruza ait olan bayram adetlerinden biri de çeşitli şekilde adlandırılan torba atmaktır. Nevruzla bağlı ortaçağa ait yazılı kaynaklarda bu adetlerin zerdüşlük döneminde mevcut olduğu ve onun özel görevlileri - Zerdüşt kahinleri tarafından yerine getirildiği hakkında bilgi verilir. Sonraki dönemler de "torba atmak" "kuşak atmak" veya "şal sallamak" la değiştirilmiştir. Elbette, burada ev kültüründeki değişiklikler kendi etkilerini göstermiştir. Yeni dönemin "torba atmak" kültüründe "havlu atmak" ve "şapka atmak" gibi yeni araçları kullanıldığı gözlemlenmektedir. Nevruz bayramının ritüel esaslarının analizinden gelinen kanaatlere göre, onun yaratılışı ne zerdüşlükle, ne de islam dini ile ilişkilidir. Çünkü burada görülen eski ritüel elemanları şaman, Budist, Hıristiyan ve Müslüman Türklerin mevsimle ilgili yürüttükleri ortak ritüellerdir. Nevruz baştanbaşa coşku, emek coşkunluğu, toprağa, insana sevgi bayramıdır. Nevruz dünyanın ve insanın yaratılış bayramıdır. Bu bayram insana güvenle yaşamak hevesi vaat ediyor. Nevruz neşeli ve sevimli, halkımızın tüm değerlerini içeren bayramdır. Bu aziz bayram arifesinde her Azerbaycanlıya, her bir ülke vatandaşına huzur, refah, sağlık ve başarı diliyoruz. Halkımızı eski ve güzel Nevruz Bayramı vesilesiyle tebrik ediyor, ülkemiz için huzur, refah ve esenlikler dileriz.

Naile MEMMEDOVA

Okunma 150 kez Son Düzenlenme Pazar, 06 Ağustos 2017 20:29
Üst